Metal çerçeve mi? Yoksa plastik çerçeve mi?
Çerçeve çizgilerinin inceliği veya kalınlığı, gözlüğün hem fonksiyonlarını,
hem de estetiğini değiştirir.
Aynı biçimde yapılmış ince tel bir gözlükle kalın plastik bir gözlük çerçevesi
apayrı görünümlerdedir. Renk unsurunu dikkate almadan bu iki gözlüğü kıyasladığımızda,
ince tel gözlük yüzde daha az fark edilecek, kalın plastik çerçeve daha belirgin
olacaktır.
Gözlük çerçevesinin kusur örtücü özelliğinden yararlanmak için, bazen kalın
plastik çerçeveler tercih edilebilir. Ya da statüsü gereği ciddi ve kızgın
görüntü vererek itibar ve saygı göreceğini düşünenler, kalın plastik çerçeveyi
siyah, koyu, kahverengi renklerle kombine ederek bu etkiyi sağlayabilirler.
İhsan Doğramacı, Neslihan Yargıcı, John Major, Helmuth Kohl, Henri Kissinger
gibi gözlük modeliyle bütünleşmiş kişiler, bu alışkanlıklarını ve imajlarını
kolay kolay değiştirmeye niyetlenmezler. H.Kissinger'in kullandığı gözlüğün
miyop diyoptrili olduğu ve kaşlarından aşağı doğru düşük olduğu düşünülürse,
seçim yanlış değildir. Zira bu örnekte gözlük, Kissinger in statüsü gereği
ciddi ve kararlı görünümünü desteklemektedir. Gözlük çerçevesinde yoğunlaşan
dikkat nedeniyle camların arkasında iyice küçülmüş gözler, ancak çok yakından
izlenebilirse fark edilir.
Yıllarca gözlükle görülen tanınmış kişiler, kararlı bir şekilde oluşturdukları
imajdan vazgeçmek istemezler. Birçok faktörün etkisiyle oluşan bu durum, kişinin
yeniliklere direnmesi olarak değerlendirilmemelidir. Çünkü, hayatında yeniliğe
açık olan bir insan, kullandığı gözlük modelinde muhafazakar olabilir.
Bu özelliği, belki evinde oturduğu koltuk, kullandığı kalem gibi diğer bazı
eşyalar için de geçerli olabilir. Bu konulardaki kararlılık, kişinin kendine
özgü bir yaşam stili olduğunun kanıtı da sayılabilir. Hatta, uzun yıllar boyunca
edinilen alışkanlıklara sadakat veya insanın eşyasına gösterdiği vefa olarak
da nitelendirilebilir.
Sihirli Metal "Titanyum"
Sihirli Metal "Titanyum" maddesinin gözlük çerçevesi yapımında
da kullanılmaya başlaması, bu sektör için bir dönüm noktası sayılabilir.
Bu metalin diğer alaşımlardan yarı yarıya hafif olması, ter gibi
asitlerden ve diğer kimyasal maddelerden etkilenmemesi, alaşımlarının
olağanüstü esnek görünümü, geleceğinin çok iyi olacağı işaretleridir.
Sadece imalatın ileri teknoloji gerektirmesi ve pahalı bir maden
olması, hızını kesmektedir. Bu handikaplarına çözüm bulunduğu zaman,
titanyum çerçeveler organik camlarla birlikte tüketicinin birinci
tercihi olmaya adaydır.
Pür Titanyum; kimyasal ve fizik etkenlere karşı dayanıklılığı, oksitlenmemesi,
korozyona direnci, ciltte alerjik reaksiyon yapmaması, renk değiştirmemesi
gibi, bir çerçevede olması gereken üstün özellikler taşır.
Ancak bu metalde kırılmaların ve kaynak yerlerinden kopmaların, gözlükçü
imkanları ile kaynak yapılarak tamiri mümkün değildir. Çünkü titanyum
gözlük çerçevelerinin en zarif yerleri, kaynakla tutturulduğu bölgedir.
Bu bölgelerde kırılma ve kopma, en sık rastlanan şikayetlerdir.